A

İyi şarapların dil üzerinde bıraktıkları kalıcı his.

Bir yudum şarabın ağızda bıraktığı önce yoğun, zamanla yavaş yavaş azalan aroma etkinliği. Buna tadımda “ağızda uzunluk” (longeur en bouche) da denir.

Sadece dengeli değil aynı zamanda kendilerini çok hoş bir şekilde ortaya koyan şaraplar için kullanılır.

Bir şarapta bulunan alkol oranı. Çoğu beyaz şarabın alkol derecesi %9 ile %14 arasında değişir, çoğu kırmızı şarabınki ise %11 ile %14 arasındadır.

ABD ormanlarından elde edilen meşe tahtası, bu tahtadan yapılan fıçılar. Belirli şarap bölgelerindeki bazı üreticiler (İspanya ve Avusturya gibi) şaraplarını yıllandırmak için Amerikan meşesini tercih ederler.

Appelation d’Origine Controlee ve bazen Appelation Controlee olarak kısaltılan ve AC olarak gösterilen kısaltma: Korunan yer ismi anlamına geliyor. Fransa’nın ismin kaynağı, üzüm çeşitleri ve diğer özellikleri asalarla belirlenen en yüksek sıradaki şarapları için resmi bir kategori.

Üzümün geldiği ya da yetiştirildiği özel bölgedir.

Şarabın kokusu. Bazı dil uzmanları şarabın doğrudan ve genç kokusuna aroma derler ve daha yaşlı , daha karışık bir koku için buke kelimesini kullanırlar. Fakat çoğunlukta şaraplar için genel bir terim olarak aroma kullanılır.

Genellikle çok belirgin bir kokusu, özellikle meyveli ve çiçeksi olan şaraplar için kullanılır. Bazı üzüm türleri de aromatik olarak tarif edilir çünkü bunlardan elde edilen şarapların aromaları çok güçlüdür.

Fernantasyon sonrasında şarapta kalan şeker.

Sirke asidi olarak ta bilinir.

Genellikle tartarik asitten (üzümlerde bulunan doğal bir asit) oluşan ve şarabın %0,5 – 0,7’sini oluşturan bir madde.

Şarapta alkolün oksidasyonu ile oluşan organik kimyasal maddelerdir.

Botrytis Cinerea adlı bir mantarın uygun iklim koşullarında beyaz üzümlerde oluşturduğu bir küftür. Asil küften etkilenmiş üzümler su kaybederler ve bunun sonucunda da şeker oranları artar. Oldukça kötü bir görünümleri olsa da bu üzümler Sauternes gibi dünyaca ünlü ve çok uzun ömürlü şaraplara imza atarlar.

B

Şarap kadehte iken hafif dairesel hareketlerle çalkalanması sonucu kadehin iç cidarlarında yükselir ve yollar halinde aşağıya doğru süzülürken de Fransızca’da bacak(jambes) ya da gözyaşı(larmes) anlamına gelen oluşumlar meydana gelir. Alkol oranı yüksek şaraplarda bu oluşum daha belirgin olacaktır.

Esasında Fransa’nın Burgundy bölgesindeki yörelerden biri olan Beaujolais, genel anlamda, hasat edilen üzümlerden aynı rekolte yılı içerisinde üretilen genç şaraplara verilen isimdir. Basit, meyvemsi ve içimi kolay olan bu şaraplar, çok kısa sürede tüketilmek üzere piyasaya sürülürler.

Üzüm yapmak için kullanılan üzümlerden kaynaklanan taze aromalar.

Yuttuktan veya tükürdükten sonra şarabın bıraktığı son his.

Bitki örtüsü veya bitkileri andıran aroma ve tatlar.

Beyazların beyazı anlamına gelen bu Fransızca terim, tamamen beyaz üzüm çeşitlerinden üretilen köpüklü şaraplar için kullanılır. Örneğin üretimde sıklıkla siyah çeşitlerin kullanıldığı şampanyalar kimi zaman Chardonnay üzümünden üretilirler ve bu özel şampanyalar blanc de blancs olarak bilinirler

Özellikle İspanyolca konuşulan ülkerde, şarap ve yiyecek satan dükkan.

Özellikleri son derece belirgin ve kolay algılanan şarap için kullanılan terim.

Havalandırma veya tortularından ayırma amacıyla şarabı şişeden bir başka kaba boşaltmak.

Mıntıkadan daha belirsiz, ülkeden daha belirli coğrafi birim. İtalyan şaraplarından bahsedildiğinde bu terim şarap alanlarını ifade ederken, aynı zamanda politik bölgeler anlamına da gelir.

Daha çok olgun ya da olgunlaşmakta olan şarapların kokusunu anlamakta kullanılan bir terim. Şarapta, üzümden gelen birincil aromalar ile fermantasyon ve yaşlandırma sırasında oluşan ikincil ve üçüncül aromaların kompleks bileşkesi olarak da tanımlanabilir.

Şarabın kokusal incelemesine verilen ad. Koku, aroma veya buke terimleriyle eş anlamlı olarak kullanılan bir terim.

Mantar enfeksiyonundan etkilenmiş ve bozulmuş olan şaraplar için kullanılan bir tanımlama.

Çok fazla yoğun olan şaraplar için kullanılır.

Bazı şarapların ağız kurutma özelliği tanen, asit ya da ikisinin karışımıyla ortaya çıkar.

C-D

İtalyanca şato, kale anlamına gelir.

Özellikle Bordeaux ve Fransa’nın diğer bölgeleri için de kullanılan, büyük şarap malikanesi anlamına gelen Fransızca sözcük.

Üzümün sıkılmasından sonra kalan kabuk, çekirdek ve saptan oluşan atığa verilen ad.

Belli tiplerde DOC/DOCG şarabının elde edildiği, toprağın orijinal veya klasik bölgesinde bulunan bağlara ait DOC ve DOCG şaraplarına verilen İtalyanca terim.

Medoc yöresinde 1855’ten bu yana standardize edilen beş resmi bölgedir. Aynı zamanda Bordeaux’nun en iyi şaraplarını belirlemek amacıyla kullanılan bir sınıflandırmadır.

Bir şarabın özelliklerinin değerlendirilmesi, olumlu yönlerinin ya da kusurlarının saptanması amacıyla yapılan tadım işlemi.

Bir şarabın tortudan arındırılması ya da havalandırılması amacıyla şişeden ayrı bir kaba, bir dekantöre boşaltılması.

Kaliteli şaraplarda mutlaka bulunması gereken bir özellik. Dengeli bir şarapta alkol oranı, asidite, şeker miktarı ve tanen damakta bir denge halindedir ve hiçbir özellik diğerlerini bastıracak kadar ön plana çıkmaz.

Yer ismi anlamına gelen Denominacion de Origin’in kısaltmasıdır. İspanya’da ismi, üretildiği yer, üzüm türü ve diğer özellikleri yasa ile belirlenen şaraplar için kullanılan resmi kategori.

Kontrol edilmiş yer ismi anlamına gelen Denominacion de Origin Controllata’nın kısaltmasıdır. İtalya’nın ismi, üretildiği yer, üzüm türü ve diğer özellikleri yasa ile belirlenen şarapları için resmi kategori ve aynı zamanda Portekiz’in en yüksek resmi şarap kategorisi için kullanılan ve aynı anlama gelen Denominaçao de Origem Controlada’nın kısaltmasıdır.

Kontrol ve garanti edilmiş yer ismi anlamına gelen Denominacion de Origin Controllata e Garantita’nın kısaltılmasıdır. İtalya’nın en yüksek resmi şarap kategorisi için kullanılır.

Bir şarabın ahengi veya ağızda bıraktığı his.

Şarap malikanesi anlamına gelen Fransızca bir kelimedir. Burgonya’da çok sık kullanılır.

Karışık ve bulanık hissi uyandıran şarap. Bu terim şarabın görüntüsü, aroma ve tatları veya genel stili için kullanılabilir.

Şarap malikanesi anlamına gelen Fransızca bir kelimedir. Burgonya’da çok sık kullanılır.

Karışık ve bulanık hissi uyandıran şarap. Bu terim şarabın görüntüsü, aroma ve tatları veya genel stili için kullanılabilir.

Hafif tatlı şaraplar için kullanılan bir terimdir. Şeker oranı genellikle litrede 4,1-12 gr’dır.

Duman veya odun dumanını andıran tat ve aromalar.

Dokusu sert ve kaba olmayan şaraplar için kullanılır.

E-K

Asmaların genellikle 40 veya daha fazla yıllık eski olması, üzümlerin iyi bir kalitede olması ve az ürün elde edilmesi demektir.

Avrupa’nın şarap üreten ülkeleri için kullanılan genel bir terim.

Meşesel özelliklerini kaybedecek, genellikle 5 yılın üzerinde olan fıçılar.

Şarapçılık dilinde şarabın rengine verilen isim. Fransızca karşılığı Robe’dir.

Mayaların etkisi ile şekeri parçalaması sonucunda karbondioksit ve diğer yan fermantasyon ürünleriyle birlikte oluşan üründür. İçilebilir tek alkol türü olan etil alkolün sofralık şaraplarda bulunan miktarı hacmen % 10-17 arasında değişir.

Fermantasyon, mayanın sebep olduğu doğal bir süreçtir. Mayalar, üzümle doğal olarak birlikte yaşayan mikro organizmalardır. Bu organizmalar yaşayabilmek için üzüm şırasında bulunan şekerle beslenir. Bu doğal şekerin mayaların yardımıyla alkol ve karbondioksit gazına dönüşmesine fermantasyon denir.

Şarap yapmak veya saklamak için kullanılan geniş tahta kaplar.

Paslanmaz çelik gibi tesirsiz maddeden yapılmış kaplarda fermante edilen ve sonra olgunlaşma süresi için meşe fıçılara konan beyaz şaraplar için kullanılan bir terim. Bu şaraplar fıçıda yıllanan şaraplara oranla daha yumuşak olur.

Vitis Vinifera üzüm türlerinin köklerinde beslenen ve erken üzüm ölümlerine yol açan fidan biti.

Şarapları berraklaştırmak amacıyla süzücü tabakalardan geçirme işlemine denir. Bu sayede şaraplar süzücü özelliğe sahip tabakalardan geçer ve bünyesinde bulunan tortular ayrılır.

Bir şarap yutulduktan ya da tükürüldükten sonra ağızda bıraktığı nihai etki için kullanılan bir tanımlama.

Üzümün birincil aromalarını kaybetmeyeceği özel bir yöntem ile üretilip hemen şişelenen ve fazla bekletilmeden tüketilmeleri gereken şaraplar.

Bir şarabın damakta bıraktığı dolgunluk hissi. Alkol oranı ve ekstresi yüksek olan şaraplar sağlam gövdeli ya da dolgun olarak tanımlanırlar.

Bkz. Bacak.

İçine alkol eklenmiş şarap.

Alkolü ve ekstrakt maddeleri az olan şaraplar için kullanılan bir tadım terimidir.

İçerdiği maddelerin eksik olduğu şaraplar.

Bkz. “Bacak”

Üzüm suyunun üzüm kabukları ile temasta olduğu süreç. Kırmızılarda bu süreç boyunca şarap renk, tanen ve diğer maddeleri emer. Genellikle beyaz şarap üretiminde kullanılmaz, fakat bazen şarabın aromatik özelliğini daha belirgin hale getirmek için kullanılır.

Güçlü oldukları görüntüsü veren, bütünlük taşıyan şaraplara verilen antropomorfik bir özellik.

Farklı üzüm türlerinin şırasından elde edilen şaraba karışım denir. Aynı zamanda farklı bağlara, farklı bölgelere veya farklı mahsullere ait şaraplar için de kullanılır.

Şarapların bekletildikleri mahzene verilen ad.

Bir şarap yutulduktan ya da tükürüldükten sonra ağızda bıraktığı tadın kalıcı olmaması ve bir iki saniye içinde kaybolmasıdır. Tanenin ağızda bıraktığı burukluk, ağızda kalıcılık kavramında dikkate alınmaz.

Diğerleri ile karşılaştırıldığında kendine ait özellikleri bulunan bir alt üzüm türü.

Basit olmayan. Bu tür şaraplarda çok değişik aroma ve tatlar bulunur. Bunların şarap içindeki gelişim ve değişimleri son derece önemlidir.

Aroma ve tatları yoğun olan şaraplar için kullanılır.

Farklı özellikteki şarapların harmanlanması işlemi. Bu işlem ile, bağların farklı kısımlarından elde edilen, değişik yıllara sahip, değişik işlemlerden geçmiş ayrı karakterdeki şarapların ya da farklı sepajların birbiri ile harmanlanması yolu ile, daha kaliteli şarapların üretilmesi hedeflenir.

L-V

Alkol eklenerek fermentasyonları durdurulmuş şaraplardır. Bu nedenle alkol oranları yüksektir. Porto ve Jerez, dünyanın en ünlü likör şarapları olarak bilinirler.

1,5 litre (normal şarap şişesinin iki katı) hacmindeki şişelere verilen ad.

Malik asidin doğal bir şekilde şarabın genel asidite oranını yumuşatan laktik aside dönüşmesi. Beyaz şarap üretiminde kullanılan bir işlemdir.

Üzüm suyunun şaraba dönüşmesini sağlayan tek hücreli canlılardır.

Şıralı cibreye verilen isim.

Şarapta, cazip ve özellikle narenciye, böğürtlen gibi meyveleri çağrıştıran aromaları betimleyen bir tadım terimidir.

Fazla oksijene maruz kalma sonucu oluşan şarap hatası. Bu tür şaraplar oksidize olarak tanımlanır.

Şaraplarla ilgilenen bilim dalı.

Özellikleri duyular tarafından güçlü bir şekilde fark edilen şaraplar için kullanılır. Bir şarap görünüş olarak parlak olabilir ya da aroma ve tat olarak parlak olabilir, her iki şekilde de bu tanımın tersi donuktur.

Kırmızı şarabın dibinde şarap olgunlaşırken oluşan katı artık.

Kuzeydoğu İtalya’da üretilen bir köpüren şaraptır. Genelde tank yöntemiyle yapılsa dahi, şişede fermente edilmiş örnekleri de yer almaktadır. Prosecco üzümünden üretilen şaraplar orta gövdeli, sek veya hafif tatlı, kayısı, şeftali aromalarına sahip şaraplardır.

Daha fazla yıllanmış ya da normaline göre daha üstün kaliteli şarap.

Tatlılıkları pek fazla algılanamayan şaraplar. Genellikle şeker oranları litrede 0-4 gr olsa da, asiditelerine göre bu oran litrede 10 gr’a kadar çıkabilir.

Fransızca’da şarabın yapımında kullanılmış üzüm çeşidi anlamında kullanılmış bir sözcüktür. Sepaj şarap ise varietal da denilen, ağırlıklı olarak tek bir üzüm çeşidinden yapılan şaraba verilen ad.

Sommelier; bir restaurantta ya da otelde, tüm içeceklerin tedariğinden, stoklamasına, menüleştirilmesinden, satışına kadar sorumlu olan kişidir. Bir anlamda içecek direktörüdür.

Şarabın şişelendikten sonra olgunlaşması. Çoğu şaraplar, satışa sunulmadan önce, kısa bir süre şişede bekletilirler. İyi şarapların müşteri tarafından da satın alındıktan sonra bir süre bekletilmesi gerekir.

Üzüm kabuklarında, çekirdeklerinde ve saplarında bulunan ve ağızda burukluk hissi uyandıran madde. Kırmızı şaraplarda daha çok mevcut olan tanenler, bu şarapların gövdesine katkıda bulunurlar ve aynı zamanda yıllanmalarında önemli bir rol oynarlar. Şaraba tanen üzüm dışında
yıllandırıldığı fıçıdan da geçebilir.

Şarapların aroma ve tatlarından sorumlu üzümlerde bulunan organik maddeler.

Fermantasyon sonrasında genel olarak beyaz şarabın dibinde biriken üzüm artıkları ve ölü maya hücreleri.

Bir şarap yutulduktan ya da tükürüldükten sonra ağızda bıraktığı tadın etkinliği ve kalıcılığı. Tanenin ağızda bırakmış olduğu burukluk, uzunluğa dahil değildir.

Fransızca’da şarabın yapımında kullanılmış üzüm çeşidi anlamında kullanılmış bir sözcüktür. “Sepaj şarap” ise “varietal” de denilen, ağırlıklı olarak tek bir üzüm çeşidinden yapılan şaraba verilen ad.

Temel olarak alkol katımı ile güçlendirilmiş, içine çeşitli bitki ve baharatların çeşitlerinin eklenmesi ile kokulandırılmış ve türüne göre az ya da çok şeker ilave edilmiş özel kokulu şaraplardır.

Fransızca’da yöre şarabı anlamına geliyor. Yasal olarak AOC şaraplarından daha alt seviyede olan Fransız şarapları kategorisi.

Üzüm suyunu şaraba dönüştürme işlemi.

Birden fazla anlama sahip olan bir terimdir. Bağbozumu anlamında kullanıldığı gibi, üzümlerin toplanıp şarap üretimine başlanan yıl anlamına da gelebilir. Kimi zaman ise, şampanyada olduğu gibi, bir şarabın tek bir yılın ürünü olduğunu anlatır.

Bağcılık bilimi ve uygulamasına verilen isim. Bağların bulunduğu iklim ve toprak koşulları, üzüm çeşidinin seçimi, bağların tesis edilmesi, aşılama, hastalıklar ve daha pek çok konu ile ilgilenen bir bilim dalıdır.